Dalalet : Doğru yoldan sapma, batıla yönelme.
Dana : alim.
Danik : Bir dirhemin dörtte biri.
Danişmend : Bilgili.
Darb : Vurma.
Dem : Vakit, zaman, soluk. Şeyhin ölü kalbe hayat veren nefesi.
D
Dergah : Şeyhlerle dervişlerin ikametgahı olan tekkeler.
Derk : Anlama, kavrama.
Derviş : Tarikat mensubu, kapı eşiği. Mürid.
Destur : İzin, müsaade, ruhsat.
Didar : Yüz, çehre. Cenab-ı Hakk’ın cemalini seyretme.
Diriğ : Eyvah, ah, aman, yazık.
Divan : Büyük meclis. Bir şairin, şiirlerini kafiyelerine göre alfabe sırasıyla içine alan mecmua.
Dur : Uzak.
Dürr-hale : İncinin etrafında görülen parlak daire.
Dürr-i semin : Kıymetli inci.